Kronik hastalıkların diğer hastalıklardan farkı nedir? Akupunkturun bu tarz hastalıklardaki rolü nasıl açıklanabilir?
Canlıların vücudu mutlak, kendine özgü, bir düzen içerisinde çalışır. Vücuttaki her organ, tam olarak olması gereken yerdedir. Eğer uyku ve uyanıklıkta olduğu gibi zaman ayarlı bir çalışma düzeni varsa, her şey tam olması gereken zamanda aktiflenir. İleti maddeleri, salınan hormonlar, salgılanan enzimler ne daha fazla, ne de daha az, tam olarak olması gereken miktardadır. Canlılık ancak böyle bir düzen dahilinde varlığını sürdürebilir.
İnsanın kendi eliyle yaşayışında oluşturduğu düzensizlikler, insan vücuduna saldıran mikroplar ve virüsler vücutta olması gereken düzeni bozarlar.
Yaşamdaki ahenk ve akış bozulur, uyumsuzluk ve tıkanıklık onun yerini alır; hastalık ise tam olarak budur. Ani başlayan düzensizliklerde vücut bu düzensizlik ile çarpışır. Neticede ya bu düzensizliği ortadan kaldırarak tam sağlıklı hale kavuşur ya da savaşımı kaybederek ölür.
Bazı durumlarda ise beklenen bu şiddetli çarpışma gerçekleşmez. Vücut problemin kaynağını kabul etmek ile çarpışarak üstesinden gelmek arasında gider gelir. Hastalık rahatlık dönemlerinin alevlenmeler ile bozulduğu nöbetlerle seyreder. Her nöbetten sonra düzen biraz daha bozulur. Bozuk bir düzen, olması gerekenin yerine geçerek ağır aksak çalışmaya başlar.
Kronik hastalık bozulmanın yavaşça ilerlediği ve düzenin yerini tümüyle aldığı durumda belirginleşir.
Modern tıp dahilinde bu bozuk düzeni tümüyle ortadan kaldırarak asıl düzeni yeniden kurmak çoğu zaman mümkün olmaz. Çünkü ilaçlar vücudun yapısına aykırı maddelerdir, yani zehirdirler. Düzeni sağlamak için kullanılan ilaçların kulanılma süresi uzadıkça yan etkilerden vücut yorulur. Tedavinin kronik etkileri sağlığı bir başka açıdan bozarlar.
Oysa akupunktur düzenleyici bir tedavi yöntemidir. Yani vücudu daima bozulmamış asıl haline davet eder. Her dokunuşta bu davet tekrarlanır; nihayet biriken etki problemi aşar ve hastalık halini ortadan kaldırır.